Anasayfa

 

Ehlibeyt

 

14 Masum

 

Kuran T├╝rkce

 

Dualar

 

G├Âr├╝nt├╝ler

 

Resimler

 

Irtibat

 

Impressum

 

Ziyaret Defteri

 


Handy Angebote  

  • ─░mam Hasan (a.s)'─▒n Hikmet, ├ľ─č├╝t, Te┼čvik, Korkutma, ─░yili─či Emretme ve K├Ât├╝l├╝kten Nehyetme vb. Konularda Babas─▒ Hz. Ali (a.s) ve Ba┼čkalar─▒n─▒n Sorular─▒na Verdi─či Cevaplar[1]
  • ─░mam Hasan aleyhi's-sel├óm'a ÔÇťZ├╝hd nedir?ÔÇŁHata! Ba┼čvuru kayna─č─▒ bulunamad─▒. denildi; ─░mam: "Takval─▒ olmaya ra─čbet etmek (ilgi g├Âstermek) ve d├╝nyaya g├Ân├╝l vermemektir." buyurdu.
  • ÔÇťHilim nedir?ÔÇŁ denilince; "├ľfkeyi belirtmeyip yutmak ve ken-dine hakim olmakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťDo─čruluk nedir?ÔÇŁ denilince; "K├Ât├╝l├╝─č├╝ iyilikle ├Ânlemektir." buyurdu.

    ÔÇť┼×eref nedir?ÔÇŁ diye soruldu─čunda; "Akrabalara iyilik etmek ve su├žlar─▒n─▒n mal├« cezas─▒na (diyete) katlanmakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťYi─čitlik nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "S─▒─č─▒nm─▒┼č olan kimseyi (m├╝lteciyi) savunmak, sava┼č meydanlar─▒nda direnmek ve zor durumlarda giri┼čken olmakt─▒r." buyurdu.

    Ululuk nedir? denilince; "Darl─▒kta da olsan ihsanda bulunman ve su├žu affetmendir." buyurdu.

    ÔÇťM├╝r├╝vvet nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Dini korumak, onur ve ┼čahsiyetine ├Ânem vermek, yumu┼čak davranmak, ihsanda bulunmay─▒ adet edinmek, haklar─▒ eda etmek ve halka sevgi g├Âstermektir." buyurdu.

    ÔÇťKerem nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Muhta├ž olan kimsenin isteme-sini beklemeden ona ba─č─▒┼čta bulunmak ve k─▒tl─▒kta yemek vermek-tir." buyurdu.

    ÔÇťAl├žakl─▒k nedir?ÔÇŁ denilince; "Titiz olup, k├╝├ž├╝k kusurlar─▒ b├╝y├╝k g├Ârmek ve de─čersiz ┼čeyleri esirgemektir." buyurdu.

    ÔÇťAdilik nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Cimrilik ve ├žirkin konu┼č-makt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťC├Âmertlik nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Bolluk ve darl─▒kta ba─č─▒┼čta bulunmakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťCimrilik nedir?ÔÇŁ diye soruldu─čunda; "Elinde olan─▒ kendine ┼čeref bilmek, ba─č─▒┼člad─▒─č─▒n─▒ da bo┼ča gitmi┼č saymakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťKarde┼člik nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Zorlukta ve bollukta yard─▒mla┼čmakt─▒r."  buyurdu.

    ÔÇťKorkakl─▒k nedir?ÔÇŁ denilince; "Dosta kar┼č─▒ cesur olup, d├╝┼čman-dan ├žekinmektir." buyurdu.

    ÔÇťZenginlik nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Az olsa bile, nasip ne ise ona raz─▒ olmakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťFakirlik nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Her ┼čeye g├Âz dikmektir." buyurdu.

    ÔÇťC├Âmertlik nedir?ÔÇŁ diye soruldu─čunda; "Ki┼činin g├╝c├╝ yetti─či kadar, ba─č─▒┼čta bulunmas─▒d─▒r." buyurdu.

    ÔÇťKerem nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Darl─▒kta ve bollukta himaye etmektir." buyurdu.

    ÔÇťCesaret nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "(├çekinmeden) rakiplerin kar┼č─▒s─▒nda durmakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťKahramanl─▒k nedir?ÔÇŁ denilince; "Sava┼čta direni┼č g├Âstermek ve g├╝├žl├╝ insanlara kar┼č─▒ koymakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťZillet nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Do─čru konu┼čurken korkmakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťSertlik nedir?ÔÇŁ diye soruldu─čunda; "Kendi h├╝k├╝mdar─▒na ve sana zarar vermeye g├╝c├╝ yeten kimseye, kar┼č─▒ ├ž─▒kmakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťY├╝celik nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "G├╝zel i┼čleri yapmak ve k├Ât├╝ i┼čleri terketmektir." buyurdu.

    ÔÇťMutkan olmak nedir?ÔÇŁ diye sorduklar─▒nda; "A─č─▒r ba┼čl─▒ olmak, y├Âneticilerle ge├žinmek ve b├╝t├╝n insanlardan kendini muhafaza etmektir." buyurdu.

    ÔÇť┼×eref nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Din karde┼čiyle uyum sa─člamak ve kom┼čular─▒n (hakk─▒n─▒) riayet etmektir." buyurdu.

    ÔÇťMahrumiyet nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Sana sunulan nasibini (hakk─▒n─▒) almamand─▒r." buyurdu.

    ÔÇťAk─▒ls─▒zl─▒k nedir?ÔÇŁ denilince; "Al├žaklara uymak ve sap─▒klarla arkada┼č olmakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťKonu┼čmada acizlik nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Konu┼čurken sakalla oynamak ve bo─čaz─▒ ├žok temizlemektir." buyurdu.

    ÔÇť┼×ecaat nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Rakiplerinden ├žekinmemek ve sava┼č alan─▒nda diren├žli olmakt─▒r." buyurdu.

    ÔÇťK├╝lfet (ki┼činin kendisi i├žin zorluk ├ž─▒karmas─▒) nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Seni ilgilendirmeyen konularda konu┼čmand─▒r." bu-yurdu.

    ÔÇťAkl─▒n azl─▒─č─▒ nedir?ÔÇŁ diye soruldu─čunda; "Mal─▒nda ahmakl─▒k yapmak ve haysiyetini ├Ânemsememektir." buyurdu.

    ÔÇťAl├žakl─▒k nedir?ÔÇŁ diye sorulunca; "Ki┼činin kendisini korumas─▒ ve han─▒m─▒n─▒ serbest b─▒rakmas─▒d─▒r." buyurdu.

    • H─░KMETL─░ S├ľZLER─░
  • Ey insanlar! Kim Allah'a kar┼č─▒ ihlasl─▒ olur ve O'nun s├Âz├╝n├╝ k─▒lavuz edinirse, en do─čru olana hidayet olur. Allah onu olgunluk yolunda muvaffak k─▒lar ve en g├╝zel ak─▒bete y├Ânlendirir. Allah'a s─▒─č─▒nan kimse, emniyette ya┼čar ve mahfuz kal─▒r; Allah'─▒n d├╝┼čman─▒ ise yard─▒mc─▒s─▒z kal─▒r ve daima korku i├žerisinde olur. ├çok zikir etmekle kendinizi Allah'─▒n azab─▒ndan koruyun, takva yolunu tutarak Allah'tan korkun ve itaatle OÔÇÖna yakla┼č─▒n. Zira O pek yak─▒n ve duay─▒ kabul edendir. Allah-u Te├óla buyuruyor ki: "Kullar─▒m senden beni sorarlarsa (bilsinler ki) ben, ┼č├╝phesiz (onlara) pek yak─▒n─▒m. Benden isteyenin, dua etti─činde duas─▒n─▒ kabul ederim. Art─▒k onlar da davetimi kabul edip bana inans─▒nlar ki do─čru yolda y├╝r├╝yenler olsunlar."[2] ├ľyleyse Allah'─▒n ├ža─čr─▒s─▒na icabet ederek O'na iman edin. Ger├žekten Allah'─▒n y├╝celi─čini bilenin, b├╝y├╝kl├╝k taslamamas─▒ (b├Âb├╝rlenmemesi) gerekir. ├ç├╝nk├╝ O'nun y├╝celi─čini bilenlerin y├╝celi─či, O'na kar┼č─▒ tevazu etmelerindedir. Allah'─▒n celalini idrak edenlerin izzeti ise, O'na kar┼č─▒ al├žalmalar─▒n-dad─▒r. O'nun kudretini bilenlerin (rahat─▒ ve) selameti ise; O'na teslim olup kendilerini ink├ór etmemeleri ve hidayeti bulduktan sonra sapmamalar─▒ndad─▒r.
  • Kesin olarak bilin ki, hidayetin ne oldu─čunu anlamad─▒k├ža takvaya ula┼čamazs─▒n─▒z. Kur'an'a s─▒rt ├ževirenleri tan─▒mad─▒k├ža onun ahdine sar─▒lamazs─▒n─▒z. Kitab─▒ tahrif[3] edenleri tan─▒mad─▒k├ža da hakk─▒yla onu okuyamazs─▒n─▒z. Bunlar─▒ tan─▒d─▒─č─▒n─▒zda ancak, bidÔÇÖat ve tekell├╝flere (din ad─▒na ├ž─▒kar─▒lan yersiz ├žetinliklere) vak─▒f olursunuz; Allah'a isnat edilen iftiralar─▒ ve (O'nun kitab─▒nda yap─▒lan) tahrifleri g├Âr├╝rs├╝n├╝z; helak olanlar─▒n da nas─▒l helake d├╝┼čt├╝─č├╝n├╝ bilirsiniz. Bilgisizler sizi cehalet u├žurumuna d├╝┼č├╝rmesinler!

    Bunu, (Kur'├ón'─▒n ilmini, hak ve bat─▒l─▒n te┼čhisini) ehlinden isteyin. ├ç├╝nk├╝ sadece onlar, ayd─▒nlat─▒c─▒ nurlar ve uyulmaya l├óy─▒k olan ├Ânderlerdir. ─░lim onlarla ya┼čar ve hayat kazan─▒r. Cehalet de onlar─▒n vas─▒tas─▒yla yok olup ortadan kalkar. Bunlar─▒n hilimleri ba┼čkalar─▒n─▒n cehaletinden,[4] hikmetli s├Âzleri susmalar─▒n─▒n de─čerinden, z├óhirleri bat─▒nlar─▒ndan haber verir size. Onlar hakka muhalefet etmez ve onda ihtilafa da d├╝┼čmezler.  Allah taraf─▒ndan onlar hakk─▒nda, (ge├žmi┼č peygamberler hakk─▒nda cari oldu─ču gibi) bir s├╝nnet uygu-lanm─▒┼č ve bir h├╝k├╝m ge├žmi┼čtir. (Yani onlar─▒n gelece─či bir ilah├« s├╝nnet ve h├╝k├╝m olarak ├Ânceki peygamberlere bildirilmi┼čtir.) Bunda, ├Â─č├╝t alanlar i├žin bir hat─▒rlatma vard─▒r. Bu s├Âzleri duyarken onu anlamak ve riayet etmek i├žin kavray─▒n; nakil ve rivayet etmek i├žin ezberlemeyin. ├ç├╝nk├╝ kitab─▒ rivayet edenler ├žoktur; fakat ona riayet edenler azd─▒r. Yard─▒m dilenilecek yaln─▒z Allah't─▒r.

    • KEND─░S─░NDEN SORULAN SORULARA VERD─░─×─░ CEVAPlAR[5]
  • Muaviye, Rum kayserinin kendisine y├Âneltti─či sorular─▒ Hazret-i Ali aleyhi's-sel├óm'dan ├Â─črenmek i├žin, de─či┼čik k─▒yafetli bir adam─▒ K├╝fe'ye g├Ânderdi. Adam K├╗fe'ye girip, Hazret-i Ali aleyhi's-sel├óm'─▒n huzuruna vard─▒─č─▒nda, Hazret-i Ali onun yabanc─▒ oldu─čunu anlay─▒p, kendisini sorguya ├žekti. O adam da durumun neden ibaret oldu─čunu itiraf etti. Bunun ├╝zerine Hazret-i Ali aleyhi's-sel├óm, ┼č├Âyle buyurdu:
  • "Allah ci─čer yiyen (Hind)in[6] o─člunu ├Âld├╝rs├╝n; o ve onunla beraber olanlar ne kadar da sap─▒kt─▒rlar! Allah onu ├Âld├╝rs├╝n; o bir cariye azat etti, onunla evlenseydi ne de iyi olurdu! (Islah etmek ad─▒ alt─▒nda harekete ge├žti ama, i┼činin mahiyeti bozgunculuk ve fesat idi, onun i├žin b├Âyle bir harekete ge├žmeseydi daha iyi olurdu.) Benimle bu ├╝mmetin aras─▒nda Allah h├╝kmetsin. Peygamber'le olan yak─▒nl─▒─č─▒ma riayet etmediler, y├╝ce makam─▒m─▒ k├╝├ž├╝ltt├╝ler ve ├Âmr├╝m├╝ zayi ettiler." Sonra: "Hasan, H├╝seyin ve Muham-med'i yan─▒ma getirin." buyurdu. Onlar─▒ ├ža─č─▒rd─▒lar (geldiklerinde) ─░mam aleyhi's-sel├óm buyurdu ki: "Ey ┼×aml─▒ karde┼č! Bu iki ├žocuk Resulullah salla'll├óhu aleyhi ve alih'in ├žocuklar─▒d─▒r, bu da (Muhammed-i Hanefiyye) benim o─člumdur. Sorular─▒n─▒ dile-di─čine sorabilirsin." ┼×aml─▒ adam ─░mam Hasan aleyhi's-sel├óm'a i┼čaret ederek: "Buna sormak istiyorum." dedi. Sonra sorular─▒n─▒ sormaya ba┼člad─▒:

    "Hak ile bat─▒l─▒n aras─▒ ne kadard─▒r?

    Yer ile g├Â─č├╝n aras─▒ndaki mesafe ne kadard─▒r?

    Do─ču ile bat─▒n─▒n aras─▒ ne kadard─▒r?

    Ay─▒n y├╝z├╝ndeki leke nedir?

    Kavs-i Kuzah (g├Âk ku┼ča─č─▒) nedir?

    Samanyolu nedir?

    Yery├╝z├╝nde yay─▒lan ilk ┼čey nedir?

    Yery├╝z├╝nde ilk filizlenen ┼čey nedir?

    M├╝ÔÇÖminlerin ve m├╝┼čriklerin ruhlar─▒n─▒n mesken tuttu─ču (iki) ├že┼čme hangi ├že┼čmelerdir?

    M├╝ennes nedir?

    Birbirinden daha ┼čiddetli olan on ┼čey nedir?"

    ─░mam aleyhi's-sel├óm ┼č├Âyle buyurdu: "Ey ┼×aml─▒ karde┼č! Hak ile bat─▒l─▒n aras─▒nda d├Ârt parmak mesafe vard─▒r. G├Âz├╝nle g├Ârd├╝─č├╝n hakt─▒r; ama kula─č─▒nla ├žok bat─▒l ┼čeyler duyabilirsin. G├Âk ile yerin aras─▒ndaki mesafe, mazlumun duas─▒ (icabete ula┼č─▒ncaya) kadar ve g├Âz alabildi─čincedir. Kim bundan ba┼čkas─▒n─▒ s├Âylerse tekzip et. Do─ču ile bat─▒n─▒n aras─▒, g├╝ne┼čin bir g├╝n boyu (g├╝ne┼č do─čdu─ču andan bat─▒ncaya kadar) hareket etti─či mesafe kadard─▒r. G├╝ne┼če bir do─č-du─ču s─▒rada bakars─▒n, bir de batarken. Bundan ba┼čka bir ┼čey s├Âyle-yen kimseyi yalanla.

    Samanyolu, g├Âkdeki k├╝melerdir ki, Nuh aleyhi's-sel├óm'─▒n zaman─▒nda amans─▒zca ya─čan ya─čmur da oradan kaynaklanm─▒┼čt─▒r.

    Kavs-i Kuzah'a gelince; kuzah deme. ├ç├╝nk├╝ kuzah, ┼×eytan anlam─▒ndad─▒r; fakat o Allah'─▒n kavsi ve bo─čulmaktan emanda olman─▒n i┼čaretidir.

    Ay─▒n y├╝z├╝nde g├Âr├╝len lekeye gelince; (─░lk ├Ânce) ay─▒n ─▒┼č─▒─č─▒ g├╝ne┼čin ─▒┼č─▒─č─▒ gibiydi, sonra Allah onun ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ yok etti. Allah-u Te├óla Kur'├ón'da buyuruyor ki: "Sonra gecenin ayetini sildik ve g├╝nd├╝z├╝n ayetini ayd─▒nlat─▒c─▒ k─▒ld─▒k."[7] Yery├╝z├╝nde ilk yay─▒lan ┼čey Deles (zulmet) vadisiydi. Yery├╝z├╝nde ilk filizlenen ┼čey, hurma a─čac─▒d─▒r.

    M├╝'minlerin ruhlar─▒n─▒n mesken tuttu─ču ├že┼čme, "Selma" ├že┼čme-sidir. K├ófirlerin ruhlar─▒n─▒n yerle┼čti─či ├že┼čme ise "Berehut" ├že┼čme-sidir.

    M├╝ennes, erkek veya kad─▒n oldu─ču belli olmayan ki┼čidir. B├╝lu─ča erinceye kadar beklenilir, kad─▒n olursa g├Â─čs├╝ belirir, erkek olursa sakal─▒ ├ž─▒kar. Bu alametler olmad─▒─č─▒ takdirde ona, duvara idrar etmesi s├Âylenilir. E─čer idrar─▒ duvara yeti┼čirse erkektir, ama e─čer de-venin idrar─▒ gibi arkaya akarsa kad─▒nd─▒r.

    Birbirinden daha ┼čiddetli olan on ┼čey ┼čunlard─▒r: Allah'─▒n yaratt─▒─č─▒ ┼čiddetli ┼čey ta┼čt─▒r, ta┼čtan daha ┼čiddetlisi demirdir, demirden daha ┼čiddetli olan ate┼čtir, ate┼čten daha ┼čiddetli olan sudur, sudan daha ┼čiddetli olan buluttur, buluttan daha ┼čiddetli olan r├╝zgard─▒r, r├╝zgardan da ┼čiddetli olan melektir, melekten de ┼čiddetli olan ├Âl├╝m mele─či (Hazret-i Azrail)dir, ├Âl├╝m mele─činden de ┼čiddetli olan ├Âl├╝md├╝r, ├Âl├╝mden de ┼čiddetli olan Allah'─▒n emridir.

    ┼×am'l─▒ adam: "┼×ehadet ederim ki sen Resulullah salla'll├óhu aleyhi ve alih'in evlad─▒s─▒n ve Ali de onun vasisidir." dedi. Sonra bu cevaplar─▒ yaz─▒p Muaviye'ye g├Ât├╝rd├╝. O da bunu ─░bn-i Asfer'e (Rum melikine) g├Ânderdi.[8] Bu cevaplar Rum melikinin eline ula┼č─▒nca; "┼×ehadet ederim ki bunlar Muaviye'nin s├Âz├╝ de─čildir ve bu s├Âzler ancak n├╝b├╝vvet madeninden kaynaklanm─▒┼čt─▒r." dedi.

    • ─░ST─░TAAT[9] HAKKINDAK─░ S├ľZLER─░
  • Hasan-i Basri, ─░mam Hasan-─▒ M├╝├žteba aleyhi's-sel├óm'a ┼č├Âyle bir mektup yazd─▒:
  • ÔÇťAmma baad (Allah'a hamd, Peygamber'e salat ve selamdan sonra): Siz Beni Ha┼čim kabilesi engin sularda y├╝zen gemisiniz, ─▒┼č─▒k sa├žan apa├ž─▒k ni┼čanelersiniz ve m├╝ÔÇÖminlerin, i├žeri-sinde oturup kurtulu┼ča kavu┼čtu─ču Nuh aleyhim'us-sel├óm'─▒n gemisi gibisiniz. Ey Resulullah'─▒n o─člu, kader meselesinde ihtilaf edip, istitaat konusunda ┼ča┼čk─▒n kald─▒─č─▒m─▒zda bu mektubu sana yazd─▒m. Bu konu hakk─▒nda kendi g├Âr├╝┼č├╝n├╝ ve babalar─▒n─▒n aleyhim'us-sel├óm g├Âr├╝┼č├╝n├╝ bize bildir. ├ç├╝nk├╝ sizin ilminiz Allah'─▒n ilmindendir. Siz halka g├Âzetleyicisiniz, Allah da sizlere. Hepsi birbirinden olan bir nesilsiniz siz; Allah her ┼čeyi duyan ve bilendir.ÔÇŁ

    ─░mam Hasan aleyhi's-sel├óm cevapta ┼č├Âyle yazd─▒:

    Bismillahirrahmanirrahim

    Mektubun ula┼čt─▒, mektubunda bildirdi─čin gibi sen ve senden ├Âncekiler bu hususta ┼ča┼čk─▒nl─▒kta olmasayd─▒n─▒z, sorunun cevab─▒n─▒ vermezdim.

    Amma baad (Allah'a hamd, Peygamber'e salat ve selamdan sonra): Kaderin hayr─▒n─▒ ve ┼čerrini, Allah'─▒n bildi─čine inanmayan kimse k├ófir olmu┼čtur. G├╝nahlar─▒ Allah'a isnat eden (cebre inanc─▒ olan) kimse de facirdir. Allah'a itaat eden, itaat etmeye zorlan-mad─▒─č─▒ gibi, O'na isyan eden de O'nu yenik duruma d├╝┼č├╝remez. (Ne kul itaat etmeye mecburdur ve ne de Allah masiyetin ├Ân├╝n├╝ almaktan acizdir.) Yine kullar─▒ kendi ba┼č─▒na da b─▒rakmam─▒┼čt─▒r. Allah onlara verdi─či her ┼čeye malik oldu─ču gibi, verdi─či her g├╝ce de kadirdir. (├ľyleyse kullar─▒n, mecbur edilmeksizin bir i┼č yapmaya g├╝├žleri vard─▒r. Fakat g├╝├žleri Allah'tand─▒r; kendilerinden hi├žbir ┼čeyleri yoktur.)

    Allah onlara, ihtiyar sahibi olduklar─▒ndan emretmi┼č ve nehyet-mi┼čtir. E─čer itaat etmek isterlerse onlar─▒ engelleyen bir ┼čey yoktur.  E─čer g├╝nah i┼člemeye y├Ânelirlerse, istedi─či takdirde minnet koyarak g├╝nah i┼člemelerine engel olur. Engel olmad─▒─č─▒ takdirde de onlar─▒ g├╝nah i┼člemeye mecbur eden ve zorlayan O de─čildir. ├ç├╝nk├╝ Allah; onlara basiret ve marifet (iyi ve k├Ât├╝y├╝ anlama) g├╝c├╝n├╝ vermi┼č ve onlar─▒ sak─▒nd─▒rm─▒┼č, (iyili─če) emretmi┼č ve (k├Ât├╝l├╝kten) nehyetmi┼čtir. B├Âylece insanlara minnet koymu┼čtur. Onlar─▒ ne yarat─▒l─▒┼čtan, emret-tiklerine itaatk├ór yaratarak melek k─▒lm─▒┼č ve ne de yasaklar─▒na isyan etmeye mecbur etmi┼čtir. Apa├ž─▒k delil ve h├╝ccet Allah'─▒nd─▒r. ─░stedi─či taktirde hepinizi hidayet eder. Hidayet yoluna tabi olanlara selam olsun.

    • ├ľ─×├ťT
  • Biliniz ki, Allah sizi bo┼čuna yaratmad─▒. Sizi kendi ba┼č─▒n─▒za b─▒rakacak da de─čildir. Ecellerinizi yazd─▒, mai┼četlerinizi aran─▒zda payla┼čt─▒rd─▒ ki, her ak─▒l sahibi mevkisini tan─▒s─▒n ve bilsin ki, ancak mukadder olan ┼čeyler kendisine ula┼č─▒r ve ondan ├ževrilen hi├žbir ┼čey ona ula┼čmaz. D├╝nyada ge├žiminizi sa─člayarak kendisine ibadet etme f─▒rsat─▒ tan─▒d─▒ size; sizi ┼č├╝kretmeye te┼čvik etti; (kendisini) anmay─▒ size farz k─▒ld─▒ ve size takvay─▒ tavsiye etti. Takvay─▒ r─▒zas─▒n─▒n en son derecesi k─▒ld─▒. Takva her t├Âvbenin kap─▒s─▒, her hikmetin ba┼č─▒ ve her amelin ┼čerefidir. Kurtulu┼ča eren takva sahipleri, ancak takva saye-sinde kurtuldular.
  • Allah-u Tebareke ve Te├óla buyuruyor ki: "┼×├╝phe yok ki muttakiler i├žin bir kurtulu┼č vard─▒r."[10]

    Yine buyuruyor ki: "Allah, takva sahiplerini, kurtulu┼člar─▒na sebep olan ┼čeyle kurtar─▒r; onlar, bir k├Ât├╝l├╝─če u─čramazlar ve mahzun da olmazlar."[11]

    Ey Allah'─▒n kullar─▒! Allah'tan korkup-sak─▒n─▒n ve bilin ki, kim Allah'tan korkup-sak─▒n─▒rsa (takval─▒ olursa Allah) ona fitnelerden kurtulabilmesi i├žin bir ├ž─▒k─▒┼č yolu g├Âsterir, do─čruya iletir, kemale ermesini sa─člar, delilini (sa─člam, a├ž─▒k ve) galip k─▒lar, y├╝z├╝n├╝ a─čar-t─▒r ve Allah'─▒n kendilerine nimet verdi─či peygamberler, do─črular, ┼čehidler ve salihlerle beraber isteklerini yerine getirir; ne iyi arka-da┼čt─▒r onlar!

    • HUTBE
    • Bu Hutbeyi, Mu├óviye ile Sulh Yapt─▒ktan Sonra Mu├óviyeÔÇÖnin,
      Bizim Faziletlerimizi Anlat, Demesi ├ťzerine ─░r├ód Etmi┼čtir
  • Allah'a hamd-├╝ sena, resul├╝ Muhammed'e ve Ehl-i Beyt'ine salat ve selamdan sonra ┼č├Âyle buyurdu: Beni tan─▒yan, kim oldu-─čumu biliyor, ama tan─▒mayan bilsin ki ben Resulullah'─▒n o─člu Hasan'─▒m. Ben, be┼čir ve nezir (m├╝jdeleyici ve korkutucu) olan Peygamber'in o─čluyum. Ben, risalet makam─▒na se├žilen Mustafa'n─▒n o─čluyum. Ben, meleklerin kendisine salavat g├Ânderdi─či kimsenin o─čluyum. Ben, bu ├╝mmetin kendisiyle ┼čereflendi─či kim-senin o─čluyum. Ben, Allah taraf─▒ndan kendisine Cebrail'in el├ži (olarak nazil) oldu─ču kimsenin o─čluyum.
  • Ben, b├╝t├╝n ├ólemlere rahmet olarak g├Ânderilen Peygamber'in o─čluyum. [Allah'─▒n rahmeti O'na ve O'nun Ehl-i Beyt'ine olsun.]

    Mu├óviye (─░mam Hasan'a kar┼č─▒ olan) d├╝┼čmanl─▒─č─▒n─▒ ve hasedini gizlemeye tahamm├╝l edemeyip; "Ey Hasan! Hurmay─▒ bize tarif et." dedi. ─░mam aleyhi's-sel├óm ┼č├Âyle buyurdu: Evet, ey Mu├óviye r├╝zgar onu a┼č─▒lar, g├╝ne┼č ┼či┼čirir, ay renklendirir, s─▒cakl─▒k olgunla┼čt─▒r─▒r, gece so─čutur. Sonra ─░mam aleyhi's-sel├óm ├Ânceki s├Âz├╝ne d├Ânerek ┼č├Âyle devam etti:

    Ben, duas─▒ reddolunmayan (m├╝stecab-├╝d daÔÇÖve olan) kimsenin o─čluyum. Ben, Rabbine olan yak─▒nl─▒─č─▒ iki yay kadar ya da daha az olan kimsenin o─čluyum. Ben, itaat edilen ┼čefaat├žinin o─čluyum. Ben, Mekke ve Mina o─čluyum. Ben, Kurey┼č'in, kendisine isteme-den boyun e─čdi─či kimsenin o─čluyum. Ben, uyanlar─▒n─▒n saadete kavu┼čtu─ču, yaln─▒z b─▒rakanlar─▒n─▒n ise bedbahtl─▒─ča u─črad─▒─č─▒ kimsenin o─čluyum. Ben, b├╝t├╝n yery├╝z├╝ kendisi i├žin temizleyici ve secde yeri k─▒l─▒nan kimsenin o─čluyum. Ben, kendisine ard arda g├Âk haberleri gelen kimsenin o─čluyum. Ben, Allah'─▒n b├╝t├╝n pislikleri kendilerin-den gidererek tertemiz k─▒ld─▒─č─▒ kimselerin o─čluyum.

    Muaviye: "Ey Hasan! Nefsinin seni hilafet arzusuna sevket-ti─čini zannediyorum." dedi.

    ─░mam Hasan aleyhi's-sel├óm, onun bu s├Âz├╝ne ┼č├Âyle kar┼č─▒l─▒k verdi: Yaz─▒klar olsun sana ey Mu├óviye! Halife ancak Resulul-lah salla'll├óhu aleyhi ve alih'in s├╝nneti ├╝zerine hareket edip, Allah'─▒n emrine uyan kimsedir. Yemin ederim ki, hidayet ni┼čaneleri ve takva i┼čaretleri bizleriz.

    Sen ise ey Mu├óviye, s├╝nnetleri imha edip bidÔÇÖatlar─▒ ihya eden, Allah'─▒n kullar─▒n─▒ k├Âle ve Allah'─▒n dinini oyuncak edinen bir kimse-sin. Kazand─▒─č─▒n bunca ┼čan ve ┼č├Âhreti Allah de─čersiz ve s├Ân├╝k k─▒lm─▒┼čt─▒r. Ya┼čad─▒─č─▒n ge├žici bir hayatt─▒r, onun veballeri ise sana kalacakt─▒r.

    Ey Mu├óviye! Andolsun Allah'a ki, O, Cabulka ve Cabulsa isimlerinde, biri do─čuda di─čeri de bat─▒da olan iki ┼čehir yaratm─▒┼č ve ceddim Resulullah salla'll├óhu aleyhi ve alih'ten ba┼čkas─▒n─▒ peygamber olarak onlara g├Ândermemi┼čtir.

    Sonra Mu├óviye: "Ya Eba Muhammed![12] Kadir gecesi hakk─▒nda bize bilgi  ver." dedi; ─░mam Hasan, ─░┼čte bu gibi ┼čeyleri sor, buyurarak ┼č├Âyle devam etti:

    "Allah yedi g├Âk ve yedi yer yaratt─▒. Cinleri ve insanlar─▒ da "yedi"den yaratt─▒. Kadir gecesini de (Ramazan ay─▒n─▒n) yirmi ├╝├ž├╝nc├╝ gecesinden yirmi yedinci gecesine kadar olan geceler aras─▒nda araman gerekir." Daha sonra ─░mam aleyhi's-sel├óm yerinden kalkt─▒.

    • KISA S├ľZLER─░
  • 1- M├╝┼čavere eden bir kavim, mutlaka kemale eri┼čir.
  • 2- Nimete ┼č├╝kretmemek al├žakl─▒kt─▒r.

    3- Evlatlar─▒ndan birine hitaben buyurdu: Ey o─člum! Hi├žbir kimseyle, onun nerelere girip ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ (nereye gidip geldi─čini) ├Â─črenmeden arkada┼čl─▒k kurma! Durumunu iyice ara┼čt─▒r─▒p ├Â─črendi─čin, mua┼čeretinden ho┼čland─▒─č─▒n zaman, hatalar─▒n─▒ d├╝zeltmek ve zor durumlarda yard─▒mla┼čmak ├╝zere onunla arkada┼č ol.

    4- Galip bir insan gibi istedi─čine ula┼čmaya ├žal─▒┼čma; yenik bir insan gibi de kadere teslim olma. Zira Allah'─▒n fazl─▒n─▒ isteyip aramak s├╝nnettendir. Kazan├žta a├ž g├Âzl├╝ olmamak ise iffettendir. R─▒z─▒klar payla┼čt─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r; ne iffetli olman sana yeti┼čecek bir r─▒zk─▒n ├Ân├╝n├╝ al─▒r, ve ne de ihtiras r─▒zk─▒ ├žo─čalt─▒r; oysa ihtirasa dayanan bir hareket g├╝naht─▒r.

    5- Ger├žek yak─▒n (akraba), nesep bak─▒m─▒ndan uzak olsa bile muhabbetin yak─▒nla┼čt─▒rd─▒─č─▒ kimsedir ve ger├žek yabanc─▒ nesep a├ž─▒s─▒ndan yak─▒n olsa bile muhabbetin uzakla┼čt─▒rd─▒─č─▒ kimsedir. V├╝cuda elden daha yak─▒n bir ┼čey yoktur, fakat k─▒r─▒ld─▒─č─▒ zaman kesilip at─▒l─▒yor.

    6- Kendisi i├žin en iyi durumu se├žmeyi Allah'a b─▒rakan kimse, Allah'─▒n kendisi i├žin se├žmi┼č oldu─ču durumdan ba┼čka bir durumu arzulamaz.

    7- (D├╝nyada) ay─▒planmaya katlanmak, cehennemin ate┼čine tahamm├╝l etmekten daha kolayd─▒r.

    8- Nimet i├žerisinde bulundu─čunda (Allah'a) ┼č├╝kretmek, bir musibet gelip ├žatt─▒─č─▒nda sab─▒rl─▒ olmak, ┼čerri olmayan bir hay─▒rd─▒r.

    9- Hastal─▒ktan iyile┼čen birine ┼č├Âyle buyurdu: Allah seni and─▒, sen de O'nu an. G├╝nahlar─▒n─▒ affetti, sen de O'na ┼č├╝kret.

    10- Mu├óviye ile sulh etti─či zaman ┼č├Âyle buyurdu: Allah'a andolsun ki, bizi ┼×aml─▒larla sava┼čmaktan al─▒koyan ne ┼č├╝phedir, ne de pi┼čmanl─▒k. Biz ge├žmi┼čte, (kendi aram─▒zda olan) sulh, selametlik ve sab─▒r g├╝c├╝yle sava┼č─▒yorduk. Fakat bu g├╝n aram─▒zdaki sulh ve selametin yerini d├╝┼čmanl─▒k, sabr─▒m─▒z─▒n yerini de tahamm├╝ls├╝zl├╝k alm─▒┼čt─▒r. S─▒ffin sava┼č─▒na gitti─činizde dininiz d├╝nyan─▒z─▒n ├Ân├╝ndeydi; bu g├╝n ise d├╝nyan─▒z dininizden ├Âne ge├žmi┼čtir.

    11- Rabbiyle kendisi aras─▒nda olan ┼čeyler hakk─▒nda, ak─▒ll─▒ davranan bir kimse g├Ârmedim.

    12- Kendisine, "Sizde azamet vard─▒r." denildi─činde ┼č├Âyle buyur-du: Hay─▒r, bende izzet vard─▒r; Allah buyuruyor ki: "─░zzet Allah'─▒n, Resul├╝'n├╝n ve m├╝'minlerindir."[13]

    13- Salih bir karde┼činin (dostunun) vasf─▒nda ┼č├Âyle buyurdu: O g├Âz├╝mde insanlar─▒n en b├╝y├╝klerindendi; onu, benim g├Âz├╝mde b├╝y├╝ten  en ├Ânemli ┼čey, onun d├╝nyay─▒ k├╝├ž├╝k g├Ârmesi idi. O cehaletin sultas─▒na girmemi┼čti. Sadece yararl─▒ oldu─čuna inand─▒─č─▒ bir ┼čeye el uzat─▒rd─▒. Ne ┼čik├óyet ederdi, ne k─▒zard─▒, ne de ├╝z├╝l├╝rd├╝. ├ľmr├╝n├╝n ├žo─ču susmakla ge├žerdi; ama konu┼čunca b├╝t├╝n konu┼čanlara galip olurdu. G├Âr├╝n├╝┼č├╝ zay─▒ft─▒; ama ciddiyet gelince (sava┼č olunca) arslan gibi sava┼č─▒rd─▒. Uleman─▒n yan─▒nda oldu─čunda dinlemeyi konu┼čmaktan daha ├žok severdi. Fazla konu┼čmada yenilse bile susmada yenilmezdi. Yapmad─▒─č─▒n─▒ s├Âylemezdi; ama iddia etmedi─či ┼čeyleri de yapard─▒. ─░ki yol ├Ân├╝ne koyuldu─čunda hangisinin Allah'─▒n emrine daha yak─▒n oldu─čunu bilmezse, hangisinin kendi heva ve hevesine daha yak─▒n oldu─čuna bakar ve onu yapmazd─▒. Hi├ž kimseyi, ├Âz├╝r g├Âsterebilece─či bir ┼čey i├žin k─▒namazd─▒.

    14- Mescide devaml─▒ giden insan ┼ču sekiz hay─▒rdan birine u─črar: (Faydalanaca─č─▒) bir ayet ├Â─črenir, yararl─▒ bir arkada┼č bulur, yeni bir bilgi elde eder, umulan bir rahmete kavu┼čur, hidayeti g├Âsterecek veya a┼ča─č─▒l─▒ktan al─▒koyacak bir s├Âz ├Â─črenir ve Allah korkusundan veya utanarak g├╝nahlar─▒ terkeder.

    15- Allah-u Te├óla, ─░mam Hasan aleyhi's-sel├óm'a bir erkek ├žocu─ču verdi─činde, Kurey┼č tebrik etmek i├žin ─░mam'─▒n yan─▒na gelip; "S├╝vari m├╝barek olsun." dediler. (Bu tabiri ├Ârfleri icab─▒nca ├žocu─čun b├╝y├╝y├╝p yi─čit ve ┼čecaatli bir ki┼či olmas─▒ i├žin u─čur tabiri olarak kullan─▒rlard─▒.) ─░mam; "Bu nas─▒l bir s├Âzd├╝r? Belki s├╝vari olmaz piyade olur." buyurdu. Cabir: "Ey Resulullah'─▒n toru-nu! (├ľyleyse) nas─▒l diyelim?" dedi. ─░mam: "Birinizin bir ├žocu─ču oldu─čunda ve siz de onun yan─▒na gitti─činizde ┼č├Âyle tebrik edin: "Ba─č─▒┼člayan Allah'a ┼č├╝kret, bu ba─č─▒┼č size m├╝barek olsun. Allah onu kemal ├ža─č─▒na eri┼čtirsin ve hayr─▒ndan sizi faydaland─▒rs─▒n."

    16- ÔÇťMertlik nedir?ÔÇŁ diye sorduklar─▒nda ┼č├Âyle buyurdu: Ki┼činin dinine d├╝┼čk├╝n olmas─▒, kendi mal─▒n─▒ ─▒slah etmesi (humus ve zek├ót─▒n─▒ vermesi) ve haklar─▒ eda etmeye koyulmas─▒d─▒r.

    17- En keskin g├Âz, hayr─▒ g├Âren; en g├╝zel i┼čiten kulak, nasihat-lar─▒ dinleyip ondan yararlanan; ve en sa─člam kalp de ┼č├╝phelerden ar─▒nand─▒r.

    18- Birisi ─░mam Hasan'dan kendisine nasihatte bulunmas─▒n─▒ istedi. ─░mam  ┼č├Âyle buyurdu:

    "(┼×u ┼čartla sana nasihat ederim ki) sak─▒n beni ├Âvmeyesin; ├ž├╝nk├╝ ben kendimi daha iyi tan─▒yorum; beni yalanlamayas─▒n; zira yalanlanan bir kimsenin g├Âr├╝┼č├╝ (g├Âr├╝┼č├╝n├╝ s├Âylemesi) de─čer ta┼č─▒maz ve yan─▒mda bir kimsenin g─▒ybetini etmeyesin." Bunun ├╝zerine; ─░mam 'dan nasihat isteyen adam: "Bana m├╝saade ederseniz, huzurunuzdan ayr─▒lay─▒m." dedi. ─░mam  da: "─░stersen gidebilirsin." buyurdu.

    19- ─░badet etmek isteyen, onun i├žin temizlenmelidir. M├╝stehap ameller, farzlar─▒ engellerse onlar─▒ b─▒rak─▒n─▒z. Yakin, kurtulu┼čun s─▒─č─▒na─č─▒d─▒r. Yolculu─čun uzakl─▒─č─▒n─▒ hat─▒rlayan ona haz─▒rlan─▒r. Ak─▒ll─▒ adam, kendisine nasihat etmesini isteyen kimseye hile yapmaz. ├ľ─č├╝d├╝n size ula┼čmas─▒n─▒ engelleyen, gurur perdesidir. (Gurur ve bencillik kalkmad─▒k├ža ├Â─č├╝t etkili olmaz.) ─░lim, ├Â─črenenin mazeretini ortadan kald─▒r─▒r. (Zira insan cahil oldu─ču m├╝ddet├že mazeret g├Âsterebilir; elbette her cahil de─čil.) Her vakti biten ┼čah─▒s, m├╝hlet talep ederken f─▒rsat─▒ olan ki┼či, (bunun de─čerini bilmeyerek) i┼člerini sonraya ertelemekle kendini oyalar.

    20- Ey Allah'─▒n kullar─▒! Allah'tan korkun. (Kurtulu┼č ve saadet) talep edin ve ihtiyarl─▒k ├ža─č─▒ ula┼čmadan ciddiyet g├Âsterin. Azap par├žalar─▒  inmeden ve lezzetleri yok edici ├Âl├╝m ula┼čmadan ├Ânce amel yapmaya ko┼čun. Zira d├╝nya, nimetlerinin devam─▒ bulun-mayan, musibetlerinden emin olunmayan, k├Ât├╝l├╝klerinden ka├ž─▒-n─▒lamayan aldat─▒c─▒ bir engel ve e─čik (g├╝vensiz) bir dayanakt─▒r.

    Ey Allah'─▒n kullar─▒! ─░bretlerden ├Â─č├╝t al─▒n ve ge├žmi┼člerin geriye b─▒rakt─▒klar─▒ eserleri ibret kayna─č─▒ edinin. Bunca nimetlerin ┼č├╝kr├╝ i├žin g├╝nahlardan uzak durun ve nasihatlerden yararlan─▒n. Allah'─▒n yard─▒mc─▒ ve s─▒─č─▒nak, Kur'├ón'─▒n da delil ve d├óv├óc─▒, cennetin sevap, cehennemin de ceza ve i┼čkence olmas─▒ insana (├Â─č├╝t olarak) yeter.

    21- Biriniz, bir M├╝sl├╝man karde┼čiyle kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒nda onun aln─▒n─▒n nurlu yerinden (secdeg├óh─▒ndan) ├Âps├╝n.

    22- ─░mam Hasan aleyhi's-sel├óm F─▒t─▒r bayram─▒ g├╝n├╝ g├╝l├╝p oynayan bir grupla kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒nda ba┼člar─▒ ├╝zerinde durup ┼č├Âyle buyurdu: "Y├╝ce Allah, Ramazan ay─▒n─▒ mahlukat─▒ i├žin yar─▒┼č meydan─▒ k─▒lm─▒┼čt─▒r. Onlar da itaat vas─▒tas─▒yla O'nun r─▒zas─▒na do─čru yar─▒┼č─▒rlar. Bir grup ileri ge├žer, mutlulu─ča kavu┼čur; di─čer bir grup da geride kal─▒p mahrumiyete d├╝┼čer. ─░yi i┼č sahiplerinin sevaba eri┼čti─či, bat─▒la y├Ânelenlerin de ziyana u─črad─▒─č─▒ bir g├╝nde g├╝l├╝p oynayanlar─▒n durumu ger├žekten de hayret vericidir. Allah'a andolsun ki e─čer (g├Âzlerin ├Ân├╝ndeki) perde kalksayd─▒, iyi i┼č yapanlar─▒ kendi iyilikleriyle me┼čgul oldu─čunu, k├Ât├╝ i┼č yapanlar─▒ da kendi k├Ât├╝ amellerine du├žar bulundu─čunu g├Âr├╝rd├╝n├╝z." Sonra ─░mam (a.s) (onlardan ayr─▒l─▒p) yoluna devam etti.

     

     

    [1]- Bu hadiste baz─▒ sorular tekrarlanm─▒┼č ve ayn─▒ soruya verilen cevaplar─▒n baz─▒s─▒ birbirine benzemekte ve baz─▒s─▒ ise birbirinden farkl─▒d─▒r. Sorular─▒n tekrarlanmas─▒n─▒n nedeni, bu hadisin bir hadis de─čil birka├ž hadisten olu┼čmas─▒d─▒r. Cevaplar─▒n birbirlerinden farkl─▒ olmas─▒n─▒n sebebi de bu t├╝r sorular─▒n, farkl─▒ m├╝nasebetlere g├Âre bir├žok cevab─▒n─▒n bulunmas─▒d─▒r. Yerine g├Âre o do─čru cevaplardan belli birisi zikredilmi┼čtir. Mesela, ÔÇťAl├žakl─▒k nedir?ÔÇŁ sorusunu g├Âz ├Ân├╝ne alal─▒m; bu soruda yer alan al├žakl─▒k s─▒fat─▒n─▒n, ├že┼čitli belirti ve tezah├╝rleri vard─▒r. Cimrilik, ├žirkin konu┼čmak, namusuna sahip olmamak, al├žakl─▒─č─▒n ├že┼čitli belirtilerinden birka├ž─▒d─▒r. cevap olarak bunlardan herhangi biri s├Âylenirse do─črudur.[2]- Bakara/186.[3]- Bu hadiste ge├žen tahriften maksat, KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n tefsir ve a├ž─▒klamas─▒nda vuku bulan yanl─▒┼č a├ž─▒klama ve tevillerdir. Nitekim bir hadiste ┼č├Âyle denilmi┼čtir: ÔÇťOnlar (├ťmeyye o─čullar─▒ vb.) KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n harflerini (yaz─▒l─▒┼č ve okunu┼čunu) korudular, ama h├╝k├╝mlerini tahrif ettiler.ÔÇŁ Bu t├╝r hadislerde KurÔÇÖanÔÇÖ─▒n lafz─▒na ait bir tahrif kastedilmemi┼čtir.[4]- Bu c├╝mlenin asl─▒nda "hilimleri ilimlerinden ve susmalar─▒ hikmetli s├Âzlerinden haber verir" ┼čeklinde olmas─▒ muhtemeldir. Hadisin ak─▒┼č─▒ bunu icap ediyor.[5]- Uzun bir hadis olan bu hadisten burada sadece konuyla ilgili b├Âl├╝mlerini naklettik. (M├╝ellif)[6]- Hind, Muaviye'nin annesidir. Uhud sava┼č─▒nda Peygamber'in amcas─▒ Hamza'n─▒n ci─čerini ├ž─▒kartt─▒r─▒p yemeye kalk─▒┼čm─▒┼čt─▒.[7]- ─░sr├ó/12.[8]- ─░bn-i Asfer, sar─▒ adam─▒n o─člu demektir. Cedleri olan Rum ibn-i Ays ibn-i ─░shak ─░bn-i ─░brahim sar─▒ oldu─ču i├žin Rumlara sar─▒n─▒n o─čullar─▒ denilmi┼čtir.[9]- ─░nsan o─člunun irade ve ihtiyar sahibi olu┼ču.[10]- Nebe/31.[11]- Z├╝mer/61.[12]- ─░mam Hasan'─▒n k├╝nyesidir.[13]- M├╝naf─▒kun/8.
     Kaynak: caferilik.com